Sağlık turizminde en pahalı hata çoğu zaman “az reklam vermek” değildir. Asıl pahalı hata, bütçeyi yanlış yere koymaktır.
Birçok klinik ya da sağlık turizmi markası, reklam bütçesini dağıtırken şu tuzağa düşüyor: Her kanalı aynı işe yarıyormuş gibi görüyor. Oysa gerçek tablo çok farklı. Google çoğu zaman yüksek niyetli talebi yakalar. Meta ilgi oluşturur, yeniden pazarlama yapar ve karar sürecini hızlandırır. YouTube güven inşa eder. TikTok ise doğru pazarda ve doğru kreatifle ciddi bir dikkat avantajı sağlayabilir; ama her branş ve her hedef ülke için ilk öncelik olmayabilir. Üstelik sağlık ve wellness kategorilerinde platform politikaları ile veri kullanım kısıtları da stratejiyi doğrudan etkiler. Google, sağlıkla ilgili içeriklerde birçok durumda reklamları “eligible (limited)” statüsünde değerlendirebilir; Meta health & wellness veri kategorilerinde kısıtlar uygular; TikTok ise healthcare reklamlarını pazara ve içeriğe göre sıkı biçimde sınırlar.
Benim sahada gördüğüm en önemli gerçek şu: Sağlık turizminde medya planı, klasik e-ticaret medya planına benzemez. Çünkü burada kullanıcı bir tişört almıyor; saç ekimi, diş tedavisi, estetik operasyon ya da başka bir medikal hizmet için ülke değiştiriyor. Yani satın alma yolculuğu daha uzun, güven eşiği çok daha yüksek ve içerik ihtiyacı çok daha derin. Think with Google’ın son dönem yayınlarında da videonun yalnızca farkındalık için değil, karar sürecinin tamamı boyunca güven ve etki üretme gücüne sahip olduğu vurgulanıyor.
Bu yazıda tek bir sihirli yüzde vermeyeceğim. Çünkü “bütçenin %40’ı şuraya, %20’si buraya” gibi ezberler çoğu zaman zarar verir. Onun yerine sana çok daha değerli bir şey vereceğim: sağlık turizmine uygun bir dağıtım mantığı. Böylece ister aylık 5.000 dolar yönet, ister 50.000 dolar… hangi kanala neden ne kadar ayırman gerektiğini daha net görebileceksin.
Sağlık Turizminde Bütçe Dağılımı Neden Bu Kadar Kritik?
Sağlık turizmi reklamcılığında bütçe dağılımı sadece performans konusu değildir; aynı zamanda risk yönetimidir. Çünkü bu sektörde yanlış kanal seçimi iki şeyi aynı anda bozar: lead kalitesini ve satış ekibinin verimini. Düşük niyetli, merak seviyesi yüksek ama gerçek dönüşüm potansiyeli zayıf kitleler satış ekibini yorar; yüksek maliyetli ama zayıf niyetli trafik ise kârlılığı eritmeye başlar. Google’ın sağlık politikaları, Meta’nın sağlık/wellness veri sınırlamaları ve TikTok’un sağlık reklamlarındaki kısıtları düşünüldüğünde, sadece “trafik gelsin” mantığıyla hareket etmek zaten sürdürülebilir değildir.
Bir başka kritik nokta da hasta yolculuğunun kanal bazlı parçalanmış olmasıdır. Kullanıcı seni ilk kez Instagram’da görebilir, sonra YouTube’da doktor videonu izleyebilir, ardından Google’da marka adını aratabilir ve son kararı WhatsApp görüşmesinden sonra verebilir. Think with Google’ın tüketici karar yolculuğu ve video etkisine dair yayınları da, satın alma kararlarının doğrusal bir huniyle değil, çoklu temas noktalarıyla şekillendiğini açıkça ortaya koyuyor.
Peki bu ne anlama geliyor? Şu anlama geliyor: Sağlık turizminde bütçe dağılımı, “hangi kanal daha ucuz lead getiriyor?” sorusuyla değil, “hangi kanal hasta yolculuğunun hangi aşamasında daha kritik?” sorusuyla yapılmalı.
Önce Şunu Netleştirelim: Her Kanalın Görevi Farklıdır
Google Ads: Yüksek Niyetli Talebi Yakalama Kanalı
Google, sağlık turizminde çoğu zaman en kritik performans kanalıdır. Çünkü burada kullanıcı çoğu zaman ihtiyacını biliyordur. “Turkey hair transplant”, “dental implants in Istanbul”, “rhinoplasty Turkey prices” gibi sorgular tesadüfen yapılmaz. Bu kullanıcıların önemli bir kısmı araştırma, kıyaslama ya da karar aşamasındadır.
Ama burada ince bir çizgi var. Google sadece lead üretmez; aynı zamanda kötü yapılandırılırsa bütçeyi sessizce yakar. Geniş eşleme, zayıf negatif kelime yönetimi, yanlış ülke hedefleme ve yetersiz landing page deneyimi yüzünden çok sayıda klinik, aslında sıcak talep yerine bilgi amaçlı aramaları finanse eder. Üstelik Google sağlık ve ilaç politikalarında birçok alanda sert kural setleri uygular; bazı kampanyalar sertifikasyon, bölgesel uygunluk ve sınırlı görünürlük statülerine tabi olabilir.
Benim bakış açıma göre sağlık turizminde Google bütçesi, “son tık” sevgisi yüzünden değil, talep yakalama gücü nedeniyle yüksek tutulmalıdır. Çünkü kullanıcı talebi zaten varsa, onu ilk karşılayan marka çoğu zaman avantajı alır.
Meta Ads: Talep Oluşturma, Isıtma ve Yeniden Pazarlama Kanalı
Meta tarafı — yani Instagram ve Facebook — sağlık turizminde çoğu markanın sandığından daha stratejik bir rol oynar. Burası çoğu zaman salt dönüşüm değil, güven mimarisi kurma alanıdır. Önce seni görürler, sonra sonuçlarını incelerler, sonra yorumları okurlar, sonra tekrar karşılarına çıkarsın… karar yavaş yavaş olgunlaşır.
Ancak 2025 ve sonrasında Meta’nın sağlık ve wellness ile ilişkili veri kategorilerinde yaptığı sınırlamalar, özellikle optimizasyon ve ölçüm tarafında eski rahatlığı azaltmış durumda. Meta’nın kendi dökümantasyonu, health and wellness kategorisinin tıbbi durumlar, sağlık statüleri, hasta-doktor ilişkileri ve sağlık hizmetlerine erişim gibi alanlarla ilişkili veri kullanımında özel hassasiyet taşıdığını açıkça gösteriyor. Reklam standartlarında da sağlık/wellness başlığında özellikle hassas kişisel çıkarım yapan, kullanıcıyı olumsuz beden algısı ya da korku üzerinden hedefleyen yaklaşımlar sınırlandırılıyor.
Bu yüzden Meta’yı sağlık turizminde hâlâ güçlü yapan şey, “çok iyi hedefleme” değil; yaratıcı strateji, sosyal kanıt, remarketing ve mesaj uyumu. Yani burada iyi kreatif, iyi offer, iyi senaryo ve iyi retargeting; çoğu zaman süper detaylı interest targeting’den daha değerlidir.
YouTube: Güven İnşa Etme ve Kararı Hızlandırma Kanalı
YouTube’u Google’dan ayrı düşünmek teknik olarak tam doğru olmayabilir; sonuçta çoğu reklam Google Ads altyapısından yönetilir. Ama bütçe planlamasında YouTube’u ayrı bir satır olarak görmek gerekir. Çünkü görevi ayrıdır.
Sağlık turizminde YouTube’un en büyük avantajı, karmaşık ve riskli görülen hizmetleri açıklayabilmesidir. Bir doktorun yüzünü görmek, kliniği izlemek, operasyon sürecini dinlemek, hasta hikâyesi izlemek… bunlar landing page’de yazıyla vermesi zor olan güven sinyalleridir. Think with Google’ın güncel yayınlarında da videonun farkındalığın ötesine geçerek güven ve karar verme üzerinde etkili olduğu, YouTube’un ise insanların araştırma yaptığı ve ne satın alacaklarına karar verdiği bir alan olarak konumlandığı vurgulanıyor.
Ben bu yüzden YouTube’u sağlık turizminde çoğu zaman “yardımcı kanal” değil, “kararlandırıcı kanal” olarak görüyorum. Özellikle yüksek biletli işlemlerde ve doktor markası öne çıkan yapılarda.
TikTok: Dikkat, Keşif ve Genç Kitle İçin Hızlı Üst Huni Kanalı
TikTok son yıllarda birçok markanın radarına girdi. Bunun nedeni sadece büyüklüğü değil; keşif kültürü. DataReportal’ın 2025 küresel görünüm raporu, yetişkin erişim verilerinde TikTok’un devasa ölçeğe ulaştığını gösteriyor. Aynı dönemde TikTok, arama tabanlı reklam çözümlerini de daha görünür hale getirerek kullanıcıların merak anlarını ticari fırsata dönüştürmeye çalışıyor.
Ama burada dürüst olalım: TikTok sağlık turizmi için her zaman ilk bütçe önceliği değildir. Platformun healthcare ve pharmaceuticals politikaları oldukça sıkıdır; ayrıca kullanıcı davranışı her ülke ve her branşta aynı değildir. Saç ekimi, diş estetiği, medikal estetik ve görünür sonuç içeren işlemlerde TikTok kreatif olarak iyi çalışabilir. Buna karşılık yüksek riskli, çok daha ciddi medikal işlemlerde TikTok çoğu zaman ana performans motoru olmak yerine destekleyici keşif kanalı olarak daha mantıklıdır. TikTok’un kendi politika sayfaları da sağlık içeriklerinin bir kısmının tamamen yasak, bir kısmının ise ciddi kısıtlamalarla reklam verilebilir olduğunu açıkça söylüyor.
Peki Aylık Bütçeyi Nasıl Dağıtmalıyız?
Gelelim herkesin sorduğu soruya…
Tek bir doğru dağılım yok. Ama sağlık turizmi için doğruya yakın bir çerçeve var. Ben bütçe dağılımını 3 farklı senaryoda düşünmeyi daha sağlıklı buluyorum.
Senaryo 1: Yeni Başlayan veya Dağınık Yapıdaki Klinik
Henüz veri birikimi azsa, hangi ülkenin daha iyi lead verdiği net değilse ve kreatif makine yeni kuruluyorsa, ana yükü Google + Meta taşımalıdır. Çünkü bu aşamada önce iki şeyi öğrenmek gerekir: Kim gerçekten talep yaratıyor, kim sadece form dolduruyor?
Önerilen başlangıç dağılımı
Google: %40-50
Meta: %30-35
YouTube: %10-20
TikTok: %0-10
Bu modelde Google, yüksek niyetli talebi yakalar. Meta, seni soğuk kitleye tanıtır ve özellikle yeniden pazarlamada oyunu değiştirir. YouTube, doktor ve klinik güvenini destekler. TikTok ise ancak hedef pazarda branşa uygun kreatif dil varsa test bütçesi alır.
Burada dikkat edilmesi gereken şey şu: TikTok’a sırf trend olduğu için bütçe ayırmak, yeni başlayan bir klinik için çoğu zaman lükstür. Önce lead kalitesini ve operasyonel follow-up kapasitesini netleştirmek gerekir. TikTok Search Ads gibi yeni çözümler ilgi çekici olsa da, sağlık turizminde temel motor genelde önce arama niyeti ve güven altyapısıdır.
Senaryo 2: Belirli Ülkelerde Çalışan, Verisi Oturmuş Klinik
Diyelim ki İngiltere, Almanya ya da Fransa gibi pazarlarda hangi branşta daha iyi sonuç aldığını biliyorsun. Artık rastgele dağılım değil, kârlılık odaklı dağılım yapabilirsin.
Önerilen ölçeklenme dağılımı
Google: %35-45
Meta: %25-30
YouTube: %15-20
TikTok: %10-15
Bu modelde YouTube’un payı artar. Neden? Çünkü artık sadece lead toplamak istemezsin; lead’in satışa dönüşme oranını da yükseltmek istersin. Video içeriği tam burada devreye girer. Özellikle doktor otoritesi, hasta deneyimi, süreç anlatımı ve “neden Türkiye?” gibi içerikler, görüşme öncesi güven bariyerini düşürür. Google’ın ve Think with Google yayınlarının video etkisine dair son verileri, karar sürecinde videonun yalnızca görünürlük değil, anlamlı etki oluşturduğunu destekliyor.
Meta bu aşamada çoğu zaman remarketing, sosyal kanıt ve lead nurturing açısından kritik kalır. Ama eski yıllardaki gibi “ince ince hedefleyelim, her şeyi algoritma çözer” rahatlığıyla değil. Özellikle sağlık/wellness veri kısıtları nedeniyle, kreatif üretim kalitesi ve funnel kurgusu daha da önemli hale gelmiştir.
TikTok ise burada artık test değil, kontrollü büyüme kanalı olabilir. Özellikle dönüşüm öncesi dikkat kazanmakta ve marka aramalarını tetiklemekte etkili olabilir. Yani bazen TikTok’tan gelen kullanıcı formu o anda bırakmaz; ama Google’da marka adını aratır. Sağlık turizminde bu tür “yardımlı katkı” etkisini görmeden kanal kararları vermek yanıltıcı olur.
Senaryo 3: Güçlü Marka, Güçlü İçerik, Güçlü Operasyon
Bazı yapılar vardır; satış ekibi oturmuştur, CRM düzenlidir, WhatsApp dönüşleri hızlıdır, ülke bazlı teklif dili netleşmiştir, doktor içeriği güçlüdür. İşte bu seviyede medya planı da daha sofistike olabilir.
Önerilen ileri seviye dağılım
Google: %30-40
Meta: %20-25
YouTube: %20-25
TikTok: %10-20
Burada en büyük değişim şudur: YouTube ve TikTok yalnızca destek değil, büyüme çarpanı haline gelir. Çünkü marka güveni oluşmuşsa, üst huniye daha cesur yatırım yapılabilir. YouTube’da operasyon öncesi bilgi videoları, doktor röportajları, hasta hikâyeleri ve tesis turları; TikTok’ta ise daha hızlı, native, daha az kurumsal ama güven kırmayan kreatifler etkili olabilir.
Yine de şunu söylemek lazım… Sağlık turizminde üst huniye agresif çıkmadan önce satış sonrası veri ve CRM görünürlüğü şarttır. Yoksa çok “iyi lead” geldiğini zannedersin ama aslında ekip dönüş yapmıyordur, teklif süreci zayıftır ya da ülke-bazlı iletişim kırılıyordur. Böyle durumda medya değil, operasyon problemidir.
Kanal Bazlı Bütçe Dağıtımını Belirleyen 7 Ana Faktör
1) Branşınız Ne?
Saç ekimi, diş estetiği, meme estetiği, burun estetiği gibi görsel dönüşümü daha hızlı anlatılabilen alanlarda Meta, YouTube ve TikTok daha güçlü çalışabilir. Çünkü “öncesi-sonrası”, deneyim, görünüm ve yaşam tarzı etkisi daha rahat anlatılır.
Buna karşılık tüp bebek, ortopedi, ileri cerrahi, göz tedavileri veya daha kompleks medikal hizmetlerde Google ve YouTube genellikle daha kritik hale gelir. Çünkü hasta bu alanlarda daha çok araştırır, kıyaslar ve güven arar. Kısacası branş ne kadar açıklama istiyorsa, video ve arama o kadar önem kazanır.
2) Hedef Ülke Hangisi?
Bu çok kritik. Gökhan Aralık’ın sağlık turizmine dair kendi içeriklerinde de altını çizdiği gibi, her ülkenin hasta davranışı aynı değildir; farklı ülkeler farklı dijital kanallarda farklı araştırma alışkanlıkları gösterir.
Benim önerim şu olur: Önce ülke bazlı kanal performansını ayrı düşün. İngiltere’de çalışan Meta kreatifi Almanya’da aynı verimi vermeyebilir. Orta Doğu pazarında video ve lüks algısı daha kritik olabilirken, Avrupa’da araştırma ve güven sinyalleri daha baskın olabilir. Bu nedenle “tek medya planı, tüm dünya” mantığı sağlık turizminde çoğu zaman verimsizdir.
3) Doktor Markası Güçlü mü, Kurum Markası mı Önde?
Eğer doktor markası güçlüyse YouTube payı artmalıdır. Çünkü yüz, ses, uzmanlık, açıklama ve vaka anlatımı burada ikna gücünü büyütür. Eğer kurum markası daha güçlü ve teklif/operasyon yapısı daha öndeyse Meta ve Google daha ağır çalışabilir.
4) İçerik Kasınız Güçlü mü?
Çok basit ama çok gözden kaçan bir soru: Her hafta kaliteli video, kısa dikey içerik, testimonial, açıklayıcı içerik ve reklam kreatifi üretebiliyor musunuz?
Cevap hayırsa, TikTok ve YouTube’da agresif bütçe dağıtımı yapmak çoğu zaman verimsiz olur. Çünkü bu platformlar kötü kreatifi affetmez. Meta bir noktaya kadar tolere edebilir; Google niyet üzerinden işi kurtarabilir. Ama video odaklı alanlarda içerik zayıfsa para boşa yanar.
5) CRM ve Satış Hızı Nasıl?
Sağlık turizminde reklam performansı ile satış performansı birbirine yapışıktır. Özellikle Meta ve TikTok gibi kanallardan gelen lead’lerde hız çok önemlidir. 5 dakika içinde dönüş yapan marka ile ertesi gün yazan marka arasında uçurum oluşur.
Ben bazen şunu görüyorum: Marka “Meta kötü çalışıyor” diyor. Sisteme bakıyoruz; aslında lead’ler fena değil, sorun geç dönüş ve zayıf karşılama. Böyle durumda kanal suçlu değildir.
6) Ölçümleme Altyapınız Sağlam mı?
Meta health/wellness veri sınırlamaları ve platform bazlı gizlilik değişiklikleri nedeniyle ölçümleme zaten eskisi kadar rahat değil. Bu yüzden UTM yapısı, CRM entegrasyonu, offline conversion mantığı, lead kalite skorlaması ve ülke bazlı dashboard mantığı çok daha önemli hale geldi. Meta’nın health and wellness veri kategorilerine ilişkin dökümantasyonu da bu hassasiyetin altını çiziyor.
7) Amacınız Hemen Lead mi, Marka Gücü mü?
Eğer kısa vadede lead baskısı varsa Google ve Meta daha yüksek pay alır. Eğer orta-uzun vadede marka aramalarını, dönüşüm oranını ve closing rate’i yükseltmek istiyorsanız YouTube’un payını artırmak çok mantıklıdır. TikTok ise bu noktada yeni kitle girişi ve dikkat kazanımı için değerlidir.
En Sık Yapılan Hatalar
1. Google’ı sadece “arama” sanmak
Google tarafında Search ana omurga olabilir; ama YouTube ve remarketing etkisi olmadan birçok klinik, soğuk trafiği ikna etmekte zorlanır. Kullanıcı sizi arama sonucunda görür ama karar için ek sinyal ister.
2. Meta’yı sadece lead form kanalına çevirmek
Meta’yı sadece instant form makinesi gibi kullanmak kısa vadede cazip görünür. Ama sağlık turizminde sosyal kanıt, reel içerik, testimonial, klinik içi görüntüler ve doktor anlatımı olmadan bu yaklaşım hızla tıkanır.
3. TikTok’u trend diye zorlamak
TikTok büyüktür, evet. DataReportal 2025 verileri de platformun dev erişimini gösteriyor. Ama dev erişim, her branş için dev verim anlamına gelmez. Sağlık turizminde kreatif uyum, ülke davranışı ve politika uygunluğu olmadan TikTok’a yüksek pay vermek çoğu zaman gereksiz risktir.
4. YouTube’u “branding” diye küçümsemek
Bu, bence sektörün en büyük yanılgılarından biri. Sağlık turizminde güven satılır. Güven de çoğu zaman metinden önce yüzle, sesle, mekânla, açıklamayla ve vaka anlatımıyla oluşur. YouTube tam da burada devreye girer. Think with Google’ın video ve alışveriş karar sürecine dair yayınları bunu oldukça net destekliyor.
Ben Olsam Bu İşe Nasıl Başlardım?
Diyelim ki yeni bir sağlık turizmi markasıyla çalışıyorum. Şöyle ilerlerdim:
Önce 60-90 günlük bir test mimarisi kurardım. Google’da yüksek niyetli ülkeler ve branş anahtar kelimeleriyle kontrollü arama kampanyaları açardım. Aynı anda Meta’da hem direkt dönüşüm odaklı hem de sosyal kanıt içerikli kampanyalar kurgulardım. YouTube’da doktor ve klinik güvenini artıracak kısa-orta uzunlukta videoları remarketing ve seçili soğuk kitlelere dağıtırdım. TikTok’u ise ilk etapta küçük ama dikkatli bir test alanı olarak kullanırdım — özellikle branş görsel anlatıya uygunsa.
Sonra sadece CPL’e bakmazdım. Lead kalitesi, görüşmeye dönüş, teklif alma oranı, operasyona dönüş, ülke bazlı kapanış ve geri ödeme süresi gibi metrikleri izlerdim. Çünkü sağlık turizminde ucuz lead, çoğu zaman pahalı lead’den daha pahalıya mal olur.
Bir de şunu özellikle söylerdim: İlk ayın medya planı ile altıncı ayın medya planı aynı olmamalı. Performans pazarlamada olgunluk arttıkça dağılım da evrilmelidir. Başta Google ağırlıklı başlamak mantıklı olabilir; ama veri, içerik ve marka gücü geliştikçe YouTube ve TikTok gibi üst huni katkı kanalları daha anlamlı hale gelir.
Sonuç: Sağlık Turizminde Doğru Dağılım, “Dengeli” Olan Değil “Amaçlı” Olandır
Aylık bütçeyi Google, Meta, YouTube ve TikTok arasında dağıtırken aranacak şey eşitlik değil; işlev uyumudur.
Google, talebi yakalamak içindir.
Meta, ilgiyi beslemek ve yeniden yakalamak içindir.
YouTube, güveni derinleştirmek içindir.
TikTok ise doğru pazarda dikkat ve keşif ivmesi yaratmak içindir.
Peki hepsine aynı oranda yatırım yapmak mantıklı mı? Çoğu zaman hayır. Çünkü sağlık turizminde kanal seçimi; branşa, hedef ülkeye, kreatif kapasiteye, satış ekibine, ölçümleme altyapısına ve marka olgunluğuna göre değişir. Üstelik platform politikaları da bu alanda standart sektörlere göre daha hassastır. Google sağlık reklamlarını birçok durumda sınırlı uygunlukla değerlendirebilir; Meta sağlık/wellness kategorisinde veri kullanımını hassaslaştırır; TikTok ise sağlık reklamlarında ciddi içerik ve pazar kısıtları uygular.
Benim net görüşüm şu: Sağlık turizminde en güçlü başlangıç omurgası çoğu marka için Google + Meta’dır. Güvenin derinleşmesi ve dönüşüm kalitesinin yükselmesi için YouTube giderek daha fazla pay almalıdır. TikTok ise her marka için zorunlu değil; ama doğru branş, doğru ülke ve güçlü kreatif varsa ciddi fırsat yaratabilir.
Kısacası mesele “hangi kanal daha iyi?” değil. Asıl mesele, “hangi kanal benim hasta yolculuğumda hangi görevi üstleniyor?” sorusunu doğru cevaplayabilmek.
Yorumlamak istersen şu soruyla başlayabilirsin: Senin markanda bugün en büyük açık nerede — talep yakalamada mı, güven oluşturmada mı, yoksa yeniden pazarlamada mı?
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sağlık turizminde en yüksek bütçe hangi kanala ayrılmalı?
Çoğu durumda başlangıçta en yüksek pay Google’a ayrılır. Çünkü Google yüksek niyetli aramaları yakalama konusunda güçlüdür. Ancak bu, her markada otomatik olarak aynı olmalı anlamına gelmez; branş, hedef ülke ve satış altyapısı sonucu değiştirir.
Meta mı daha iyi çalışır, Google mı?
Biri diğerinden “daha iyi” değildir; görevleri farklıdır. Google talep yakalar, Meta ilgiyi büyütür ve yeniden pazarlama ile kararı hızlandırır. Sağlık turizminde çoğu başarılı yapı bu iki kanalı birlikte kullanır.
YouTube sağlık turizminde gerçekten lead getirir mi?
Evet, ama etkisi çoğu zaman doğrudan form doldurtmaktan ziyade güven inşa etmek, dönüşüm oranını yükseltmek ve karar sürecini hızlandırmak üzerinden görülür. Video içerik, özellikle yüksek güven gerektiren medikal hizmetlerde güçlü bir ikna aracıdır.
TikTok sağlık turizmi için şart mı?
Hayır. TikTok fırsat olabilir ama zorunlu değildir. Branşınız görsel anlatıya uygunsa, hedef pazar platformu aktif kullanıyorsa ve içerik üretim kapasiteniz güçlüyse değerlendirilmelidir. Ayrıca sağlık reklamlarına ilişkin politika kısıtları dikkatle incelenmelidir.
Sağlık reklamlarında platform politikaları neden bu kadar önemli?
Çünkü sağlık, kullanıcı güvenliği ve hassas veri açısından yüksek riskli bir kategoridir. Bu nedenle Google, Meta ve TikTok gibi platformlar sağlıkla ilişkili reklam içeriklerinde sertifikasyon, veri kullanım sınırlamaları, kısıtlı görünürlük veya içerik yasakları uygulayabilir.
Küçük bütçeyle hangi kombinasyon daha mantıklı?
Genelde küçük bütçede Google + Meta kombinasyonu en mantıklı başlangıçtır. YouTube destekleyici olarak küçük pay alabilir. TikTok ise test bütçesiyle ve kontrollü şekilde değerlendirilmelidir.


