İki platform aynı işi farklı biçimde yapmaz; farklı işler yapar. Google zaten arayan kişiyi yakalar, Meta ise aramayan kişide talep yaratır. 2026 ölçütlerinde Meta daha düşük lead maliyeti sunarken, edinim başına maliyet Google’da belirgin biçimde daha düşüktür. Doğru karışım, sektörünüzdeki arama hacmine ve kreatif üretim kapasitenize göre belirlenir.
Bu soru danışmalarda neredeyse her zaman aynı biçimde geliyor: “Bütçeyi hangisine ayıralım?”
Ve verilebilecek en kötü cevap “ikisi de iyidir” olur — çünkü doğru olsa bile hiçbir işe yaramaz.
Doğru cevap ise tek bir platformun adı değil, bir karar çerçevesi. Bu yazıda o çerçeveyi kuruyorum: iki platformun gerçekte ne yaptığını, rakamların ne söylediğini ve karışımın hangi ölçütlere göre belirlendiğini.
Temel fark: yakalamak ve yaratmak
Her şey tek bir ayrımdan çıkıyor.
Google Ads talep yakalar. Zaten arayan birinin önüne çıkar. O kişi bir ihtiyacı olduğuna karar vermiş, çözüm aramaya başlamış ve arama kutusuna yazmıştır. Sizin işiniz yalnızca orada bulunmak ve tercih edilmektir. Niyet zaten mevcuttur.
Meta Ads talep yaratır. Kimse Instagram’ı bir klinik aramak için açmaz. İnsanlar akışta gezinirken, hikâye izlerken karşılarına çıkarsınız. Yani aramadıkları bir şeyle, eğlencelerini kesintiye uğratarak buluşurlar.
Bu ayrım kozmetik değil. Sonraki her şeyi — maliyeti, dönüşüm oranını, kreatif ihtiyacını, ölçüm zorluğunu — belirleyen şey budur.
| Google Ads | Meta Ads | |
|---|---|---|
| Mantık | Talep yakalama | Talep yaratma |
| Kullanıcı durumu | Aktif arıyor | Akışta geziniyor |
| Niyet | Yüksek | Düşük veya oluşmamış |
| Ana kaldıraç | Anahtar kelime ve teklif | Kreatif |
| Hacim sınırı | Arama hacmi | Kitle büyüklüğü |
| Huni konumu | Alt huni | Üst ve orta huni |
Rakamlar ne söylüyor?
2026 karşılaştırma raporlarında öne çıkan değerler şöyle:
| Ölçüt | Google Ads | Meta Ads |
|---|---|---|
| Arama ağı ortalama TBM | 2,69 $ | — |
| Trafik kampanyası TBM | — | 0,70 $ |
| Ortalama TO | — | %2 |
| Ortalama dönüşüm oranı | %7,04 | — |
| Lead başına maliyet | daha yüksek | 27,66 $ |
| Edinim başına maliyet (medyan) | 23,74 $ | 38,19 $ |
Son iki satırı yan yana okuyun. Çünkü bu yazının en önemli bilgisi orada.
Ucuz lead, pahalı müşteri
Meta’nın lead başına maliyeti daha düşük. Ancak edinim başına maliyeti daha yüksek.
Bu çelişki değil — niyet farkının sayısal karşılığı.
Kaynaklarda açıklaması net biçimde veriliyor: Google, çözüm arayan kullanıcıyı yakaladığı için doğal bir niyet avantajına sahip ve bu avantaj, çoğu sektörde %20-40 daha düşük edinim maliyetine dönüşüyor. Meta ise ilgi ve davranışa göre hedefler; dönüşüm için daha fazla temas gerektirir.
Bir başka kaynağın ifadesiyle: Google’dan gelen lead genellikle çözümünüzü aktif olarak arayan birinden gelir. Meta’dan gelen lead ise özellikle aramayan ama reklamınıza yanıt veren birinden.
Bunun pratik anlamı şudur: panelde Meta daha ucuz görünür, satış sonucunda Google daha ucuz çıkabilir.
Bu, daha önce lead maliyeti yazısında anlattığım tuzağın tam karşılığı: ucuz lead her zaman iyi lead değildir.
Bir dürüstlük notu
Karşılaştırma ölçütleri konusunda temkinli olmak gerekiyor.
Farklı kaynaklar aynı dönem için farklı rakamlar bildiriyor. Örneğin Meta’nın ortalama getiri oranı bir kaynakta 6:1, bir başkasında 2,8x olarak veriliyor. Edinim maliyeti rakamları da kaynağa göre değişiyor.
Bu nedenle: ölçütler beklentiyi çerçevelemek içindir, hedef belirlemek için değil. Kendi sektörünüzdeki, kendi ülkenizdeki ve kendi teklifinizle elde ettiğiniz rakamlar, herhangi bir ortalamadan çok daha anlamlıdır.
Sağlık kategorisinde durum
Bir başlığı baştan açmak gerekiyor: sağlık, her iki platformda da zorlu bir kategori.
Karşılaştırma raporlarında sağlık sektörü, getiri oranı açısından en alt sıralarda yer alıyor. Gerekçe olarak da iki şey belirtiliyor: sıkı reklam düzenlemeleri ve uzun karar süreçlerinin atribüsyonu zorlaştırması.
İkinci madde özellikle önemli. Sağlık turizminde bir hasta adayı reklamı gördükten haftalar sonra dönüşebiliyor — ve bu süre içinde birden fazla temas gerçekleşiyor. Tek bir kanala atfetmek çoğu zaman yanıltıcı oluyor.
Bu nedenle kanal karşılaştırması yaparken ölçüm altyapısı, karşılaştırmanın kendisinden daha kritik hale geliyor. Bu konuyu atribüsyon ve raporlama rutini yazısında ele almıştım.
Meta’da değişen şey: hedefleme daraldı, kreatif öne çıktı
Bu, son iki yılın en önemli yapısal değişikliği ve pek çok işletme hâlâ eski mantıkla çalışıyor.
Meta, Mart 2025’te ayrıntılı hedefleme dışlamalarını kaldırdı. Bunun sonucu, reklamverenlerin daha geniş hedeflemeye ve kreatif testine yönelmesi oldu.
Kaynaklardaki özet şu: Meta artık kreatif öncelikli bir platform. Hedefleme seçenekleri daraldı, ancak platformun algoritması — doğru kreatif ve doğru dönüşüm sinyali verildiğinde — doğru kitleyi bulmakta belirgin biçimde daha iyi hale geldi.
Aynı kaynağın çarpıcı cümlesi: tek bir güçlü video reklamı, zayıf kreatifle kurulmuş çok segmentli bir kampanyadan daha iyi performans gösterir.
Bunun pratik anlamı: Meta’da kaldıraç artık hedefleme panelinde değil, kreatif üretiminde.
Hangi kreatif tipinin ne zaman işe yaradığını video kreatifi mi öncesi-sonrası görseli mi yazısında karşılaştırmıştım.
Karar çerçevesi: dört test
Karışımı belirlemek için dört soruyu sırayla cevaplayın.
Test 1: Arama hacmi
Bu, en belirleyici testtir ve nadiren yapılır.
Hedef şehirlerinizde veya ülkelerinizde, sunduğunuz hizmete yönelik aylık arama hacmini ölçün. Anahtar kelime planlayıcı ve arama konsolu verileri bunun için yeterlidir.
Sağlık sektöründe uygulanan bir çerçevede eşikler şöyle tanımlanmış:
- Aylık 5.000’in üzerinde niyet araması varsa → Google birincil kanal olmalı
- Aylık 500’ün altındaysa → Meta birincil olmalı, çünkü talebin yaratılması gerekiyor
Mantık açık: kimsenin aramadığı bir hizmeti Google’da tanıtmaya çalışmak, olmayan talebi yakalamaya çalışmaktır. Tersine, ayda binlerce kez aranan bir hizmette Meta ile talep yaratmaya çalışmak, açık kapıyı zorlamaktır.
Test 2: Kreatif üretim kapasitesi
Bu test, Meta’nın kreatif öncelikli hale gelmesinin doğrudan sonucu.
Aynı çerçevede belirtilen ölçüt net: Meta için ayda en az 8-12 yeni kreatif gerekiyor. Bu üretimi sürdüremeyecek bir yapıda Google daha büyük payı hak ediyor.
Bu, uygulamada en çok atlanan gerçeklerden biri. Kreatif yorulması Meta’da hızlıdır; aynı görsellerle devam eden bir hesabın maliyeti sessizce yükselir.
Dolayısıyla soru “Meta işe yarar mı” değil, şudur: Meta’yı besleyecek kreatif akışını sürdürebilir miyim?
Test 3: Karar süresinin uzunluğu
- Uzun karar süreci → Meta payı artar. Farkındalık zamanla birikir ve tekrar temas gerektirir.
- Kısa karar süreci → Google payı artar. Niyet anında yakalanmalıdır.
Sağlık turizminde karar süreci genellikle uzundur — bu, Meta’nın rolünü güçlendiren bir etkendir. Ancak aynı uzunluk atribüsyonu da zorlaştırır.
Test 4: Ülke ve kanal davranışı
Her ülkenin hastası aynı kanalda değildir. Bazı pazarlarda arama davranışı baskınken, bazılarında sosyal keşif öne çıkar.
Bu farkı hangi ülkenin hastası hangi dijital kanalda yazısında ele almıştım. Tek bir karışımı tüm pazarlara uygulamak, en sık yapılan bütçe hatalarından biri.
Peki karışım ne olmalı?
Sağlık alanında uygulanan bir çerçevede tipik dağılım şöyle bildiriliyor: %55-65 Google, %25-35 Meta, %5-15 video.
Ancak bu bir başlangıç noktası, bir kural değil. Yukarıdaki dört test sonucunda kendi dağılımınız bundan belirgin biçimde farklı çıkabilir.
Google ağırlıklı gitmeniz gereken durumlar
- Hizmetinizin aylık arama hacmi yüksekse
- Kreatif üretim kapasiteniz sınırlıysa
- Karar süreci kısaysa
- Bütçe kısıtlıysa ve hızlı sonuç gerekiyorsa
- Talep zaten mevcutsa
Meta ağırlıklı gitmeniz gereken durumlar
- Hizmetiniz henüz bilinmiyorsa ve arama hacmi düşükse
- Görsel olarak anlatılabilir bir sonuç sunuyorsanız
- Hedef kitleniz sosyal mecralarda yoğunsa
- Kreatif üretimini sürdürebiliyorsanız
- Ölçekli farkındalık gerekiyorsa
Sıralama meselesi
Bütçe sınırlıysa hangisiyle başlamalı?
Kaynaklardaki genel yaklaşım şu: talep zaten mevcutsa Google ile başlayın — mevcut niyeti daha hızlı yakalar. Google kampanyaları kârlı hale geldikten sonra Meta’yı ekleyin; Meta talep yaratır ve Google hunisini besler.
Bu sıralamanın mantığı şudur: Meta ile yaratılan farkındalık, sonradan Google’da marka araması olarak geri döner. Yani iki kanal rakip değil, ardışıktır.
Beklenmedik bir bulgu: cihaz farkı
Bu veriyi ilginç bulduğum için ekliyorum, çünkü sezgiye aykırı.
Karşılaştırma raporlarında iki platformun cihaz davranışı birbirinin tersi yönde:
| Mobil edinim maliyeti | Masaüstü edinim maliyeti | |
|---|---|---|
| 19,85 $ | 26,40 $ | |
| Meta | 42,50 $ | 31,20 $ |
Açıklaması şu şekilde veriliyor: mobil Google kullanıcısı anlık niyete sahiptir; Meta’nın masaüstü kullanıcısı ise görsel içerikle daha ayrıntılı biçimde ilgilenir.
Her iki platformda da trafiğin %65-70’i mobilden geliyor. Yani bu fark, bütçe dağılımı ve kreatif tasarımı açısından gerçek bir etki taşıyor.
Kanal seçimi tek başına yetmez
Bu bölümü eklemem gerekiyor, çünkü kanal tartışması sıklıkla asıl sorunun önüne geçiyor.
Doğru karışımı kurmak, huninin yalnızca ilk basamağını iyileştirir. Lead geldikten sonra ne olduğu — yanıt hızı, kalifikasyon, takip, gelme oranı — sonucu en az kanal seçimi kadar belirler.
Bu basamakların çarpım etkisini hasta başına maliyet yazısında ele almıştım. Orada anlattığım şey burada da geçerli: kanal, beş kaldıraçtan yalnızca biri.
Nitelikli ve niteliksiz lead ayrımını ise MQL–SQL ayrımı yazısında anlatmıştım — ve bu ayrım, iki kanalı karşılaştırırken kritik hale geliyor.
Karışım nasıl optimize edilir?
Dağılım bir kere kurulup bırakılan bir şey değil.
Sağlık alanındaki çerçevede önerilen rutin şu: her 30 günde bir nitelikli lead başına maliyet gözden geçirilir ve bütçenin %10-15’i daha iyi performans gösteren kanala kaydırılır — denge noktasına ulaşılana kadar.
Buradaki kritik ayrıntı, karşılaştırmanın hangi metrik üzerinden yapıldığıdır. Lead başına maliyete göre karşılaştırma yaparsanız Meta kazanır. Nitelikli lead veya gelen hasta başına maliyete göre karşılaştırırsanız sonuç değişebilir.
Bu yüzden ölçüm kurulmadan yapılan kanal optimizasyonu, tahmin üzerine kurulur.
Özetle
Google Ads ve Meta Ads rakip değil, farklı işler yapan iki araçtır. Google zaten arayan kişiyi yakalar; Meta aramayan kişide talep yaratır.
2026 ölçütlerinde Meta daha düşük lead maliyeti sunarken edinim başına maliyet Google’da belirgin biçimde daha düşüktür — medyan değerler 23,74 $ ve 38,19 $ olarak bildirilmektedir. Bu fark, niyet farkının sayısal karşılığıdır.
Doğru karışım dört soruyla belirlenir: arama hacminiz ne, kreatif üretim kapasiteniz ne, karar süreciniz ne kadar uzun ve hangi pazarda çalışıyorsunuz.
Sağlık alanında tipik dağılım %55-65 Google, %25-35 Meta olarak bildiriliyor. Ancak bu bir başlangıç noktasıdır; kendi rakamlarınız bunu değiştirebilir.
Ve en önemlisi: karışımın doğruluğu, ancak doğru metrik üzerinden ölçüldüğünde anlaşılır. Lead maliyetine bakan bir karşılaştırma ile hasta maliyetine bakan bir karşılaştırma farklı sonuçlar verir.
Mevcut kanal dağılımınızı ve hangi metrik üzerinden optimize edildiğini birlikte değerlendirmek isterseniz, Meta ve Google Ads yönetimi sayfasından yaklaşımı inceleyebilir, ücretsiz ön görüşme üzerinden başlayabiliriz.
Şu an bütçenizi nasıl dağıtıyorsunuz ve bu dağılımı neye göre belirlediniz? Yorumlarda paylaşın; sık gelen başlıkları yazıya ekliyorum.
Sıkça Sorulan Sorular
Google Ads mi Meta Ads mi daha iyi?
Genel bir kazanan yoktur; ikisi farklı işler yapar. Google zaten arayan kişiyi yakalar, Meta aramayan kişide talep yaratır. Doğru seçim arama hacminize, kreatif üretim kapasitenize, karar sürecinizin uzunluğuna ve pazarınıza bağlıdır.
Meta neden daha ucuz lead getiriyor ama daha pahalı müşteri üretiyor?
Niyet farkı nedeniyle. Google’dan gelen lead çözümü aktif olarak arayan birinden gelir; Meta’dan gelen lead ise aramayan ama reklama yanıt veren birinden. Kaynaklarda Google’ın niyet avantajının çoğu sektörde %20-40 daha düşük edinim maliyetine dönüştüğü belirtilmektedir.
Hangi platformla başlamalıyım?
Talep zaten mevcutsa Google ile başlamak önerilir; mevcut niyeti daha hızlı yakalar. Google kampanyaları kârlı hale geldikten sonra Meta eklenerek talep yaratılır ve Google hunisi beslenir.
Bütçeyi nasıl dağıtmalıyım?
Sağlık alanında uygulanan bir çerçevede tipik dağılım %55-65 Google, %25-35 Meta, %5-15 video olarak bildirilmektedir. Bu bir başlangıç noktasıdır; arama hacmi, kreatif kapasitesi ve karar süresi testlerine göre kendi dağılımınız farklı çıkabilir.
Arama hacmi kararı nasıl etkiler?
Belirleyici ölçüttür. Hedef bölgelerinizde aylık niyet araması 5.000’in üzerindeyse Google birincil kanal olmalı; 500’ün altındaysa Meta birincil olmalıdır, çünkü bu durumda talebin yaratılması gerekir.
Meta için ne kadar kreatif gerekiyor?
Uygulanan çerçevelerde ayda en az 8-12 yeni kreatif belirtilmektedir. Bu üretimi sürdüremeyecek yapılarda Google’ın daha büyük payı alması önerilir. Meta 2025’teki hedefleme değişikliklerinden sonra kreatif öncelikli bir platform haline gelmiştir.
Sağlık sektöründe reklam performansı neden düşük?
Karşılaştırma raporlarında sağlık, getiri oranı açısından en alt sıralarda yer almaktadır. Gerekçe olarak sıkı reklam düzenlemeleri ve uzun karar süreçlerinin atribüsyonu zorlaştırması belirtilmektedir.
Karışımı ne sıklıkta gözden geçirmeliyim?
Uygulanan bir yaklaşımda her 30 günde bir nitelikli lead başına maliyet incelenip bütçenin %10-15’i daha iyi performans gösteren kanala kaydırılmaktadır. Kritik nokta karşılaştırmanın hangi metrik üzerinden yapıldığıdır; lead maliyeti ile hasta maliyeti farklı sonuçlar verebilir.
Gökhan Aralık — Dijital Pazarlama Danışmanı, GKN Agency kurucusu. 2008’den bu yana 300’ü aşkın kurumsal markayla, 16’dan fazla sektörde ve 23 dilde çalışmalar yürüttü. Sağlık turizminden ihracata uzanan alanlarda, panel metriklerine değil satışa göre ölçülen uçtan uca dijital pazarlama sistemleri kuruyor. Hakkında
Kaynaklar
- Cost Per Acquisition Benchmarks 2026 (Google & Meta Ads), Ryze.
- Google Ads vs Meta Ads (2026): Which Delivers Better ROI?, Scalix.
- Meta Ads Benchmarks 2026, Enrich Labs.
- ROAS Benchmarks by Industry 2026: Google & Meta Ads, Ryze.
- Google Ads vs Meta Ads for Healthcare, Ichelon Consulting, 2026.



